29 Şubat 2016 Pazartesi

Kitap Yorumu: Konuş Benimle (by Laurie Halse Anderson)


Orijinal Adı: Speak
Yazarı: Laurie Halse Anderson
Çevirmeni: Duygu Yücel
Yayınevi: GO! Kitap
Türü: Genç Yetişkin
Baskı Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 304

Konuşmak gittikçe zorlaşıyordu. Boğazım sürekli acıyor, dudaklarım kuruyordu. Geceleri uyurken çenemi o kadar sıkıyordum ki sabahları başım ağrıyordu… Ne zaman annemle, babamla ya da öğretmenlerden biriyle konuşmaya çalışsam ya kekeliyor ya da donup kalıyordum. Sorunum neydi benim? 
Melinda Sordino’nun bir sırrı var. Ama sırrını paylaşabileceği kimsesi yok. Bütün arkadaşları, hatta tanımadığı insanlar bile ondan nefret ediyor. Ve günden güne içine kapanan Melinda, çareyi susmakta buluyor. Yalnızlaştıkça susuyor, sustukça yalnızlaşıyor. Ta ki O ŞEY’den kaçıp saklanamayacağını, O GECE’yi unutamayacağını anlayana dek...

Tecavüz ve cinsel tacize maruz kalan kadınların/erkeklerin/çocukların haberleriyle her gün aklımızı kaçırmanın sınırlarında gezerken, dünyada, özellikle ülkemizde tecavüz zanlılarının komik savunmalarla cezaları düşürülürken, tıpkı kitapta da denildiği gibi o "canavarların" artık ciddi cezalar almasını ama aslında hiçbir şeyin değişmeyeceğini içten içe bilerek beklerken üstüne bu kitabı okumak... zordu.

Melinda, henüz çocuk yaştayken (13!) tecavüze uğruyor.

Olaydan habersiz yakın arkadaşları sırf "o gece" polisi aradığı için Melinda'ya sırt çevirince yeni okul yılı zorlu başlar. Melinda hayat dolu, tam bir girly girlken içine kapanık, sürekli insanlardan kaçan, onlarla artık konuşmanın bir işe yaramayacağını düşünen birine dönüşür. Evde anne-babasının yaşadığı tartışmalar, okulda sistemin çürüttüğü öğretmen ve öğrenciler... hayat Melinda için gittikçe daha da zorlaşır.

"Bahar tatilinin son günüydü. Evim küçülüyordu, ben de kendimi Alice Harikalar Diyarı'ndaki Alice gibi hissediyordum."

Kafasında bir türlü susmak bilmeyen sesler. Aklından atamadığı görüntüler. İçinden atmak isteyip de atamadığı öfke ve isyan... onu her geçen gün içten içe bitirir. Annesi onun konuşmayarak içine kapanışını şımarıklık, babası ise okuldaki arkadaşlarının etkisi olarak görüyor. O ŞEY diye tanımladığı tecavüzcüsünü okulda elini kolunu sallayarak gezdiğini, kızlarla flörtleştiğini hatta en kötüsü eski en iyi arkadaşı Rachel'la çıkmaya başladığı görünce Melinda artık konuşma vaktinin geldiğini düşünmeye başlıyor. Ama bunu nasıl yapacağını, nereden başlayacağını ve en önemlisi derdini kime anlatacağını bilemiyor.

"Ruh için de bir testere, anılarımı ve korkularımı kesip atabileceğim bir balta var mıydı? Parmaklarımı toprağa gömüp sıktım. Ufak, temiz bir parçam ısınıp yüzeye çıkmayı bekliyordu. Aylardır görmediğim sessiz bir Melinda'ydı o parçam. Üstüne titreyeceğim tohumdu."

Melinda'nın bu depresif hali bile alaycı ve yer yer komik. Konusu itibari ile aşırı karanlık bir kitap bekliyorsanız sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Çünkü anlatıcımız henüz  14 yaşında. Onun çocukça alayları, esprileri kimilerine sinir bozucu gelse de ben bunu fazlasıyla sevdim. Melinda'nın özünde yine Melinda olduğunun kanıtı. Başına gelen korkunç olayla psikolojik açıdan kötü dönemler yaşa da o aslında sadece 14 yaşında bir ergen.

"Kusursuz ağaç diye bir şey yoktur. Hiçbir şey kusursuz değildir. Kusurlar ilginçtir. Ağacın kendisi ol."

Konu zaten çok derinken Laurie Halse Anderson tutturduğu sade anlatımı ile bence hikayeyi güzel bir hale sokmuş. Çok çok beğendim.

Konuş Benimle'nin Türkçe baskısının sonunda yazarın röportajına yer verilmesine ayrı sevindim. Bu röportaj sayesinde yazarın Konuş Benimle'den sonra yazdığı Catalyst kitabından haberdar oldum. Catalyst'de Konuş Benimle'de yaşanan olayların bir yıl sonrasında Melinda'nın hayatına uzaktan da olsa bakış atabilecekmişiz. Okumak için sabırsızlanıyorum.

Konu Speak olunca 2007 yılında izlediğim film uyarlamasından da bahsetmeden geçmek istemiyorum. Yıllar önce filmi izlediğimde kitabından habersizdim ama konusunu çok sevmiş ve Kristen Stewart'ın sergilediği müthiş Melinda performansına bayılmıştım. Şimdi kitabını da okuduktan sonra şunu söyleyebilirim ki bence Speak izlediğim en başarılı film uyarlamalarından biri. Çok zor şartlarda, çok küçük bir bütçeyle çekilmiş olmasına rağmen kitabın ruhunu çok iyi yansıtabilmişler. İzlediğinizde eminim bunu siz de fark edeceksiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder