11 Mayıs 2016 Çarşamba

Kitap Yorumu: The Raven Boys (by Maggie Stiefvater)

Orijinal Adı: The Raven Boys
Yazarı: Maggie Stiefvater
Türü: Genç Yetişkin, Paranormal, Fantastik
Baskı Yılı: Eylül, 2012
Sayfa Sayısı: 416

Blue Sargent, her yıl kahin annesinin yanında durup yakında-ölecek-olanların geçit törenini izler. Ve asla onları göremez - ta ki bu yıla kadar. Bu yıl bir istisna olur ve karanlığın içinden bir oğlan çıkarak onunla konuşur.

Adı Gansey olan bu çocuk, yakınlarda bulunan Aglionby özel okuluna giden zengin bir öğrencidir. Blue'nun Aglionby'daki oğlanlardan uzak durmak gibi bir prensibi vardır. Çünkü Kuzgun Oğlanlar (Raven Boys) olarak bilinen bu çocuklar aynı zamanda bela demektir.

Fakat Gansey'de Blue'nun adlandıramadığı ilginç bir şeyler vardır. Gansey diğer üç Kuzgun Oğlan'la bir araştırma üzerinde çalışıyordur: burslu bir öğrenci olan ve etrafındaki her ayrıcalığı bertaraf eden Adam; çaresizliğin neden olduğu bir hırsla yanıp tutuşan, hırçın ruh Ronan; ve etrafındaki pek çok şeyin farkında olduğu halde ağzını pek açmayan Noah.

Blue tüm hayatı boyunca gerçek aşkını öldüreceği konusunda uyarılmıştır Gerçek aşka inanmadığı için böyle bir kehanetin gerçekleşeceğini asla düşünmeyen genç kızın yolu Kuzgun Oğlanlar'ın garip ve tekinsiz dünyasıyla kesiştiğinde bundan o kadar da emin olmaz.

Blue Sargent'ın annesi, annesinin kuzenleri ve arkadaşları aynı çatı altında yaşayan bir grup kahindir. Her birinin farklı bir özelliği ve bi' o kadar da renkli bir kişiliği vardır. İçlerinde kahinlik yeteneği olmayan tek kişi Blue ise etrafındaki kahinlerin görü yeteneklerini kuvvetlendiren çok güçlü bir enerjiye sahiptir. Kahin akrabalarının ön görülerine göre Blue'nun geleceğinde çocukluğundan bu yana kesin olan tek bir şey vardır; bir erkeği öptüğü anda onu öldüreceğidir.

"Aglionby Academy was the number one reason Blue had developed her two rules: One, stay away from boys because they were trouble. And two, stay away from Aglionby boys, because they were bastards."

Yakında-ölecek-olanların geçit töreninde her yıl annesine eşlik eden kız şimdiye kadar hiçbir ruhu göremediği halde bu kez ilk defa bir çocuğun ruhuyla karşılaşır. Ve büyüklerinin teorilerine göre o çocuğu görme nedeni ya Blue'nun onun gerçek aşkı olmasıdır ya da Blue tarafından öldürüleceğidir. Henüz tanışmadığı bu çocuğun Aglionby'da okuduğunu bilen Blue, çocuğun bir yıl içerisinde öleceğinden emindir. Ama ölümü Blue tarafından mı olacaktır?

"She recognized the strange happiness that came from loving something without knowing why you did, that strange happiness that was sometimes so big that it felt like sadness." 

Aglionby Akademisi'ne giden dört yakın arkadaş olan Gansey, Ronan, Adam ve Noah birbirlerinden alabildiğine farklı, neredeyse hiçbir ortak noktası olmayan ama garip bir şekilde birbirlerine sıkı sıkı bağlı olan bir gruptur. Gansey, ley line adı verilen enerji yoğunluğu yüksek, paranormal aktivitelerin var olduğu bir bölge üzerine derin araştırmalar yaparken arkadaşlarıysa ona bu saplantılı araştırmalarında yardımcı olmaktadır.

"They were always walking away from him. But he never seemed able to walk away from them."

Her biri ayrı bir ilginçliğe sahip bu çocukların sürprizlerle dolu hayatları ve varlıkları inanılmaz etkileyici. Gansey, dışa dönük, girişken ve kafasına koyduğunu yapan; Ronan, kaybettiği babasının ardından kendini kaybeden, asabi, hırçın ve tehlikeli; Adam, babasından şiddet gören, Aglionby'a burslu kabul edilen, aşırı gururlu; Noah ise... aşırı gizemli, silik diyebileceğiniz varlığı ile merakı üzerine çeken ve nihayetinde sizi şok eden bir karakter.

"She wasn't interested in telling other people's futures. She was interested in going out and finding her own."

Blue... belki ilk başta pasif gelebilir fakat femisint yönüyle bağıra basılası bir yanı var. Bunca paranormal ve fantastik olguya rağmen fazlasıyla realist bir kız.

Bayılarak okuduğum bu kitap bana Ölü Ozanlar Derneği'ni anımsattı. Okudukça bu fikrim daha da pekişti. Maggie Stiefvater'ın üslubu da Ölü Ozanlar Derneği kalitesinde. Hayalleri, umutları ve gelecek planları olan gençlerin çalkantılı hayatları tek bir ortak amaç uğruna birbirine bağlanıyor; Gansey'in Welsh kralı Glendower'ı uykusundan uyandırma takıntısı. Araştırma yapmadan anlaşılması güç bu durum okurken biraz tempoyu düşürse de kurgu etkisinden hiçbir şey kaybetmiyor.

The Raven Cycle serisi dört kitaptan oluşuyor; The Raven Boys, The Dream Thieves, Lily Blue Blue Lily ve son olarak geçtiğimiz hafta çıkan The Raven King ile sona erdi.

"Gansey had once told Adam that he was afraid most people didn't know how to handle Ronan. What he meant by this was that he was worried that one day someone would fall on Ronan and cut themselves." 

The Dream Thieves'de belki de en merak ettiğim karakter olan Ronan'a ağırlık verilmiş (yay!). İlk kitabın sonunda WTF?! nidaları ile okuduğum Ronan'ın durumunu deli gibi merak ediyorum. Kitabın ilk birkaç bölümünü dayanamayıp okudum, en kısa zamanda boş bir vakit yaratıp seriye geri dönmek istiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder