24 Eylül 2016 Cumartesi

Kitap Yorumu: Dikenler ve Güller Sarayı (by Sarah J. Maas)

Orijinal Adı: A Court of Thorns and Roses #1 
Yazarı: Sarah J. Maas 
Çevirmeni: Meriç Keleş 
Türü: Fantastik, Yeni Yetişkin, Romantik 
Yayınevi: DEX Kitap 
Baskı Yılı: Haziran 2016 
Sayfa Sayısı: 540
Kış çok ağır geçiyor. Feyre ailesini beslemek zorunda…

Bir gün, avlanırken av olmamak için öldürdüğü kurdun intikamını almaya gelen bir canavar çalıyor kapısını. Ama Feyre'yi almaya gelen canavar bir hayvan değil, Tamlin...


Bir zamanlar dünyayı yöneten ölümcül, ölümsüz perilerden biri.


Feyre'nin, hayatı boyunca dehşet dolu hikâyelerini dinlediği perilerin diyarında yasamaya başlamasıyla dünyası altüst oluyor. Kendini bildi bileli hissettiği şiddetli düşmanlık bu güzel ama tehlikeli ülkede bambaşka bir boyut kazanıyor.


Feyre'nin çok önemli bir görevi var: Ülkenin üstüne gittikçe çöken eski, karanlık gölgenin onu yok etmesini önlemek.

Periler dünyasında bir güzel ve çirkin masalı.

Sarah J. Maas, Throne of Glass serisi ile ünlenen bir yazar fakat ben onun kalemiyle ilk defa bu kitap sayesinde tanışmış oldum. Çok farklı ve orijinal bir üslubu olduğunu söyleyemeyeceğim fakat ilginç bir şekilde sürükleyici yazıyor. İçten içe 'amann, çok sıradan...' desem de kitabı elimden bırakamadım. Sıradan derken gerçekten de sıradandı ta ki son çeyreğe kadar. Periler dünyasının en kirli konularına değindiğinde, kurgu aslında çok daha farklı ve karanlık bir hava kazandı.

Dediğim gibi bu bir peri hikayesi. Sıradan bir ölümlü olan Feyre, zorlu kış şartları altında ailesinin açlıktan ölmemesi için tehlikeli ormanda avlanmaya çıkıyor ve av sırasında yoluna çıkan kurdu öldürdüğünde ise daha da tehlikeli bir dünyanın içine düşüyor.  Kurdun aslında sıradan bir kurt olmadığını öğreniyor ve bu cinayetin bedelini bir yüce peri olan Tamlin'in esiri olarak ödüyor. Tamlin, şekil değiştirebilen (hayvan olabiliyor) bir yeteneğe, yüzünde daima koruyacağı bir lanete sahip. Ve daha bilmediğimiz nice sırlara...

Tipik bir Güzel ve Çirkin masal uyarlaması gibi görünse de hikaye peri dünyasında işlendiği için orijinal kalabiliyor ve sona doğru karanlık bir hal alıyor.

Tamlin ve sağ kolu Lucien'ın hikaye boyunca sürekli Feyre ile atışmaları ve onunla samimi bir bağ oluşturmaları hoş olsa da Rhysand ortaya çıktığında bu ikili kesinlikle gölgede kalıyor. Ve Feyre... ne sinir bozucu bir anlatıcır bu böyle? Kendiyle sürekli çelişen, ne istediğini, ne yaptığını bilmeyen, sonra bir anda sevda kuşuna dönüşen; 'onun için ölürüm' mantığıyla hareket eden ve bence en baştaki o sert, dediğim dedik ama merhametli kıza hakaret bir karakter.

Artıları:

Peri dünyasına dair detaylar.
Karakter yapıları (Lucien va Rhysand).
Bekletiler doğrultusunda gitse de hiç beklemediğimiz bir şekilde sağ gösterip sol vurması.

Eksileri:

Konuya bir türlü giremeyişi.
Feyre.
Lanet ve bunun detaylarının havada kalması.
Oldu bittiye gelen aşk unsuru.

Not: Aslında 3 yıldız ama o +1 yıldız Rhysand için.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder