15 Ekim 2016 Cumartesi

Kitap Yorumu: İntihar (by Édouard Levé)

Orijinal Adı: Suicide
Yazarı: Édouard Levé 
Çevirmeni: Orçun Türkay 
Türü: Avrupa Edebiyatı, Roman 
Yayınevi: Sel Yayıncılık 
Baskı Yılı: Mart, 2014 
Sayfa Sayısı: 81

Édouard Levé, yirmi yıl önce intihar etmiş, belki hayali belki de gerçek çocukluk arkadaşına uzun bir mektup niteliğindeki İntihar'da, hayatı reddeden kahramanının gerçekçi bir portresini sunuyor. Yetenekleri, arzuları ve duyarlılıklarıyla yazıya taşıdığı kahramanının intihar etmeye karar verip bu eylemi gerçekleştirmesini tüm aşamaları ve en ince ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitabı tamamlayıp yayıncısına teslim ettikten sadece on gün sonra ise kendi hayatına tıpkı arkadaşının yaptığı gibi intihar ederek son veriyor.

Kısa ömrü boyunca kurmacayla gerçeği birbirinden ayırmayan Levé, hayatına nasıl son vereceğini hem bir roman, hem de bir anı kitabı özelliği taşıyan İntihar'da anlatıp sonra uygulamasıyla dünya edebiyatının sonsuza dek genç kalacak, kült yazarlarından biri olmuştur.


Bu kitap hayatı, ölümü, doğumu ve varlığımızın her bir zerresini sorguluyor. İntihar eden çocukluk arkadaşına yazılan bir mektuptan oluşan İntihar'da, Levé bir insanı "o" noktaya getiren nedenleri anlatıyor. Ve belki biraz da eleştiriyor. Arkadaşına öldüğün için artık "tamsın" derken aynı zamanda o öldüğü için duyduğu acıyı da paylaşıyor. 


"Yaşamın bir varsayımdı. Yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığınıdır. İnsan onları düşününce, oldukları şey gelir gözünün önüne. Seni düşününce olabileceğin şey geliyor. Sen bir olasılık yığını oldun, hep öyle kalacaksın. İntiharın yaşamındaki en önemli söz oldu, ama meyvelerini toplayamayacaksın."


"Sen sonunda boşluktan başka bir şey bulamama tehlikesini göze alarak mutluluğu aradığın için öldün."


"Acın havanın kararmasıyla yatışıyordu. Mutluluk olasılığı kışın beşte, yazın daha geç başlıyordu."


"Gerçek yaşama sürekli dalgalanmaları içinde katlanmaya çalışırken, kendi ritmine göre okuyarak kurgusal yaşamın akışına söz geçirebiliyordun: Onu durdurabiliyor, hızlandırabiliyor ya da yavaşlatabiliyordun. Geriye dönebiliyor ya da geleceğe sıçrayabiliyordun. Okur olarak bir tanrı gücü vardı sende: Zaman sana boyun eğiyordu."


"Egemen olmak beni bunaltır
Çekmek beni köleleştirir
Yalnız olmak beni özgürleştirir"


"Mutluluk önümde gider
Üzüntü beni izler
Ölüm beni bekler"

İntiharından on gün önce yayıncısına teslim ettiği bu kitap belki biraz da Édouard Levé'in kendi yaşadıklarını gözler önüne seriyor.





Beni INSTAGRAM, TWITTER, FACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder