17 Ekim 2016 Pazartesi

Kitap Yorumu: Okyanuslar Arasındaki Işık (by M. L. Stedman)

Orijinal Adı: The Light Between Oceans
Yazarı: M. L. Steadman
Çevirmeni: İrem Sağlamer
Türü: Tarihi Roman,
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Baskı Yılı: Kasım 2014
Sayfa Sayısı: 360

Tom Sherbourne, Çanakkale Savaşı'nda acı dolu dört yıl geçirdikten sonra Avustralya'ya döner ve kıyıdan yarım gün uzaklıktaki Janus Kayası'ndaki deniz fenerinde bakıcı olarak çalışmaya başlar. Genç, cesur ve sevgi dolu karısı Isabel'le evlilikleri ikisinin de kafasındaki gürültüyü susturup yıldızlar, dalgalar ve rüzgârın sesinden başka hiçbir şeyin olmadığı iki kişilik dünyalarında huzur bulmalarını sağlar.
Bir gün, üç yılın ve üç düşüğün ardından, karısı bir bebeğin ağlamalarını duyar. Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir. Çocuk özlemiyle dolu Isabel dualarının Tanrı tarafından kabul edildiğini düşünür. Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler. Yıllar sonra gerçekler ortaya çıkmaya başlayınca aldıkları kararın hiç beklemedikleri sonuçları olduğunu anlarlar.

Okyanusun ortasında bir kayalıkta ıssız bir deniz feneri ve ev sahibi bir çift. Mutluluk ve huzurla çevrili, okyanusun gözbebeği bu yer, iyi insanların verdiği kötü kararlar neticesinde kabusların, üzüntülerin merkezi haline geliyor.

"Konu çocukları olunca, anne babalar sadece içgüdülerinden ve umuttan ibaret olurdu. Ve korkudan. Kurallar ve yasalar pencereden uçup giderdi."

1920'lerin Avustralyası'nda geçen bu hikayede, Tom Sherbourne'un 1. Dünya Savaşı'nda korkunç olaylara şahit olduğu Gelibolu'dan döndükten sonra başından geçen olaylar konu ediliyor. Evlenip eşiyle yerleştiği deniz fenerinde Tom, bir gün karaya vuran bir tekne görür. Teknenin içinde bir erkek cesedi ve bir de hala hayatta olan bir bebek vardır.

Çiftin her zaman özlemini duyduğu bebek, Tanrı'nın elleriyle onlara sunulmuştur. En azından Tom'un eşi Isabel böyle olduğuna inanıyordur. Yaptığı düşükler ve ölü doğumlar sonrasında eşinin içinde bulunduğu bunalımın farkında olan Tom, kadının bebeği sahiplenmesine izin verdiğinde, bu karar çiftin hayatlarını sonsuza dek değiştirir.

İlk yarısında oldukça gizemli, hatta konusunu bilmesem paranormal bir şeyler beklenebilecek türden ürpertici bir durağanlıkla devam eden kurgu ikinci yarıda daha da yavaşlıyor. Her ne kadar merakla sonuna gelmek istesem de ara vermeden edemedim. Evet çok iyi ve duygusal bir anlatım, güzel bir kurgu ama yetmiyor... İkinci yarı gereğinden fazla uzatılmış.



Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder