31 Ocak 2017 Salı

Kitap Yorumu: Catching Jordan - Jordan'ın Peşinde | Miranda Kenneally

Orijinal Adı: Catching Jordan (Hundred Oaks #1) 
Yazarı: Miranda Kenneally 
Türü: Genç Yetişkin, Romantik
Baskı Yılı: Aralık, 2011
Sayfa Sayısı: 288

Kitabın Türkçe edisyonu Jordan'ın Peşinde adıyla Yabancı Yayınları'ndan çıktı.  

Hangi kız gece gündüz, yakışıklı Amerikan futbolu oyuncularıyla çevrili olmak istemezdi ki…

Jordan Woods sadece onlarla çevrili değildi, aynı zamanda onların takım kaptanı ve okul takımının oyun kurucusuydu. Çocukların hepsi onu içlerinden biri gibi görüyordu ve Jordan bunu hiçbir zaman sorun etmiyordu. Tabii ki atletizm bursu tehlikeye girmediği ve en iyi futbol programına sahip üniversiteye girebileceği sürece. Ancak Ty Green okuluna transfer olduğunda, uğruna savaştığı her şey tehlikeye girmişti. Çocuk sadece harika bir oyun kurucu olmakla kalmıyordu, aynı zamanda fazlasıyla da çekiciydi. Bu nedenle Jordan hayatında ilk kez zayıf hissediyordu. Bir yandan kalp kırıklığı kaçınılmaz görünürken, bir yandan da bursu tehlikeye girebilirdi… Peki ama, Jordan bu koşullar altında her zamanki gibi soğukkanlılığını koruyarak aklını oyunda tutabilecek miydi?

“Her kim futbol ve kızlar bir arada olmaz demişse, henüz Jordan’ın Peşinde’yi okumamış demektir. Elimden bırakamadım!”
-Simone Elkeles, Kusursuz Kimya romanının New York Times çoksatan yazarı

“Karşısına çıkan seçenekleri sorgulayan kimse Jordan’ın kararlarını ve zaferlerini anlamakta hiç zorlanmayacak.” –Sarah Ockler, Kırık Kalpler romanının yazarı

Cathing Jordan uzun, çok uzun zamandır okuma listemde olan bir kitaptı. Öyle ki kitabın konusunu dahi hatırlamıyordum. Jordan'ın kız olduğunu da...

Jordan lisede Amerikan futbolu oynayan bir genç kız. Takımın oyun kurucusu ve kaptanı. Takım arkadaşları ona adeta tapıyor. Seyirciler ona ve oyununa hayran. Efsane bir Amerikan futbolcusu olan babası ise ayrı bir hikaye... Çünkü Jordan'ın başı, en büyük hayali olan üniversitede, Amerikan futbolu oynama şansına taş koymakla meşgul olan babasıyla dertte.

Tüm bunlar yetmez gibi bir de okula yeni gelen ve takıma girip, Jordan'ın takımdaki mevkisine tehdit oluşturan Ty'a abayı yakması Jordan'ın kontrollü, planlı programlı hayatını alt üst ediyor. En yakın arkadaşı Henry ile arası açılmaya başlıyor, hayallerine gölge düşüyor... Jordan zeki bir kız ama konu duyguları olunca bocalıyor. 

Jordan'ı sevdim, hem de fazla sevdim. Esprili, erkeksi halini, en önemlisi feminist tavrını sevdim. Çünkü Jordan, hayalleri doğrultusunda önüne çıkacak hiçbir engele -pardon erkeğe- eyvallah etmeyecek bir kız. Buna babası da dahil. Tek sorun, özellikle de kitabın ikinci yarısında, yazarın Jordan'ı sokmaya çalıştığı kalıptı. Bundan nefret ettim. Aşık olan herkes bu kadar saçmalamıyor ya, bence artık şu "aşık kadın saçmalar," dayatmasından bir kurtulmalı yazarlar. 

Çocukluk arkadaşı Henry ve okulun yeni gözdesi Ty arasında bir romantik bocalama yaşayan Jordan nihayetinde birinde karar kılıyor ama bu sürpriz mi değil mi okura kalmış bir durum. Benim için hiç değildi. En başından tahmin edebiliyordum. Ayrıca nedendir bilemiyorum, -hiç öyle olmamasına rağmen- Ty hep bir şerefsizlik yapacakmış beklentisi içerisinde okudum tüm kitabı. En azından bu klişeyi yapmadığı için Miranda Kenneally'i affedebilirim. 

"I know I could never deserve you, but can I try to make it up to you?"
I smirk. "How?"
"A lifetime supply of cookies and lemonade."

Yani aslında, normal şartlarda sevimli ve eğlenceli bir hikaye olsa da dediğim gibi Jordan'ın aşk hayatındaki gel gitler yer yer sinir bozucuydu ve futbol terimleri kitabı kenara fırlatma isteği yarattı. Çünkü beynimi yaktı. Çeviri nasıl olmuştur bilemiyorum ama umarım Türkçesi de karma karışık anlamsız cümlelerle beyin yakmıyordur. İyi bir çevirmenin elinden çıkmadıysa, böyle olma potansiyeli yüksek. Zira bana göre genç yetişkin türünde bir kitap için, bu kadar sık kullanılan detaylı futbol açıklamaları, hele bir de konu Amerikan futbolu gibi fazla global olmayan bir şeyse, çok fazla. 

Ama sonuç olarak yarım bırakmadım ve merakla sonuna kadar okudum. Eğlenceli miydi? EVET. Okumalı mısınız? Bence okuyun! Sadece beklentilerinizi yüksek tutmayın. Ve mümkünse açıp 3-5 Amerikan futbolu maçı falan izleyin hahaha! 


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder