23 Ocak 2017 Pazartesi

Kitap Yorumu: Full Tilt (by Emma Scott)

Orijinal Adı: Full Tilt (Full Tilt #1)
Yazarı: Emma Scott
Türü: Yeni Yetişkin, Romantik
Baskı Yılı: Haziran, 2016
Sayfa Sayısı: 292

"Şansım olsaydı seni sonsuza dek severdim..."  
Kasey Dawson hayatı hep umursamazca uçlarda yaşamıştır. Şimdi ise popülerlik merdivenlerini tımanan bir kadın müzik grubunda gitarist olarak para ve ün içinde yüzüyordur. Kasey, ciddi bir müzisyen olmakla, alkolle beslenen, göz alıcı bir rock yıldızı olmak arasında sıkışıp kalmış durumdadır. Fakat Las Vegas'daki bir konser kariyerini alt üst eder. Uyandığında fena halde akşamdan kalma olduğu fark eder ve önceki geceye dair hiçbir şey hatırlamaz. Nasıl olmuş da kendini limuzin şoförünün koltuğunda bulmuştur?  
Jonah Fletcher zamanla yarışıyordur. Durumunun umutsuz olduğunun farkındadır ve önünde kalan birkaç ayı en iyi şekilde değerlendireceğine dair kendine söz vermiştir. Planlarından biri de sanat galerisinde açacağı cam sergisini tamamlamaktır... Fakat planları arasında koltuğunda sızıp kalan çılgın, ele avuca sığmaz rock yıldızına aşık olmak yoktur.  
Jonah, Kasey'inin onun sonu olacağını düşünür. Fakat birkaç gün onda kalmasına ve kafasını toplamasına izin verir. Aralarındaki bu kadar kuvvetli çekim ikisinin de beklediği bir şey değildir ve arkadaş olarak başladıkları bu ilişki hızla farklı bir şeye dönüşür. Derin, saf ve dönüm noktası olacak bir şeye... Cam kadar kırılgan bir şeye... fakat ikisi de ne kadar sıkı tutulursa tutulsun camın gün gelip kırılacağının farkındadır. 

Kasey Dawson, popüler bir girl band üyesidir. Grubuyla her şey yolunda gibi görünse de aslında Kasey bulunduğu konumdan rahatsızdır çünkü o, kendi şarkılarını yazıp söylemek istiyordur. Günün birinde Kasey ve grubunu konser salonuna götüren limuzin şoförü Kasey'nin hayatına girer ve kız bazı değişiklikler yapması gerektiğini fark eder. Ailesi ile ipleri koparan Kasey, Jonah ile farklı bir dünyaya adım atmıştır. Jonah'nın içine kapanık, yediğine içtiğine dikkat eden, kendi prensiplerinden şaşmayan ve planlı halleri kızı şüphelendirmeye başlar. Üstüne gittiğinde Jonah'nın yakın zamanda bir kalp nakli geçirdiğini öğrenir.

Kitap konusu itibariyle kulağa güzel geliyor değil mi? Ben de aynen öyle düşünmüştüm. Fakat okuduğumda "Jonah" (Ah tabii bir de kardeşi Theo) dışında hiçbir şey beklentilerimi karşılamadı. Tersine yer yer nefret ettim. Kalp nakli olan Jonah'nın adaptasyon süreci bence oldukça bilgilendiriciydi ve Jonah bence başlı başına iyi yazılmış bir karakterdi. Kadınlara saygılı, mesafeli ve duygusal. Kaslı olması umurumda bile değil inanın. Neyse, siz bilirsiniz. İsterseniz inanmayabilirsiniz de :))

Kasey daha en başından sevmediğim türde bir kadın karakterdi. Evet Jonah'ya karşı ilgisi ve anaç tavrı güzeldi fakat ben yine de bu kızı sevemedim. Böyle kadın karakterleri o kadar çok okudum ki artık kabak tadı vermeye başladı. Azcık fierce olun, ne bileyim sizden beklenmeyeni yapın. Her hamlenizin tahmin edilir olması hoş değil.

Organ nakli konusu bence iyi bir malzeme, insanların bilinçlenme ihtiyacının olduğu düşünülürse hele çoook ama çok iyi bir malzeme. Ve bu konu son dönemde daha sık işlenir oldu sanırım. En azından ben bu yıl (2016) üçüncü kezdir organ nakline değinen bir kitap okuyorum. Hepsi de birbirinden farklıydı.

Bu kez hikaye gizemli başlayıp, duygusala oradan da drama bağlandı. Sonunda oturup zırıl zırıl ağlamanız garanti yani. Çünkü yazar genelde kimsenin yapmaya cesaret edemediği bir şey yapmış. Takdir ediyordum ki bir devam kitabı olduğunu öğrendim ve yazardan nefret ettim. Neyse... böyle işte, genel olarak sevebileceğim bir kitaptan nefret ettirdi sağolsun :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder