15 Şubat 2017 Çarşamba

Kitap Yorumu: Gri Gölgeler Arasında | Ruta Sepetys

Orijinal Adı: Between Shades of Gray
Yazarı: Ruta Sepetys
Çevirmeni: Nilay Kaya
Yayınevi: Delidolu Yayınları
Türü: Genç Yetişkin, Savaş, Tarih
Baskı Yılı: Ocak, 2013
Sayfa Sayısı: 312

İnanç, sevgi ve umutla hayata tutunmak 
İkinci Dünya Savaşı Yılları,
Stalin Rusyası,
Parçalanmış hayatlar... 
"Bir insan hayatının bedeli nedir, hiç merak ettiniz mi? 
O sabah, kardeşim Jonas'ın hayatı bir cep saati değerindeydi." 
Litvanya tarihinin karanlık günlerinde insanların yaşam mücadelesini konu alan eser, erdem ve sevginin buluştuğu gerçek bir trajedinin öyküsünü, çarpıcı bir üslup ve olay örgüsüyle okuyucuya aktarıyor. 
II. Dünya Savaşı yıllarında, Stalin Rusyasında yaşanan soykırımı, Sibirya sürgünlerini ve savaşın bilinmeyen yüzünü gün ışığına çıkaran bu duygu yüklü romanı okurken, bir birey olarak toplumsal varlığınızı sorgular halde buluyorsunuz kendinizi. Üstelik alışılagelmiş bir "ötekileştirme" yoluyla değil, içselleştirerek giriyorsunuz bu sürükleyici romanın etkisine. 
1941 yılının ilkbaharında Lina, sanat okulunda öğrenim görmeye, ilk erkek arkadaşıyla buluşmaya ve sıcak yaz günlerine hazırlıyordu kendini. Fakat bu naif heyecanlar yerini endişeye, korkuya, mutsuzluğa bırakacaktı. Bir akşam Sovyet gizli polisinin evlerine baskın düzenlemesi üzerine annesi ve kardeşiyle Sibirya'ya sürgün edilen ailesinden geriye, tıpkı evlerinde bıraktıkları cam kırıkları gibi paramparça olmuş hayatlar kaldı. 
Lina aşkla bağlı olduğu babasını, gizli mesajlarla süslediği resimleriyle hapisteki mahkûmiyetinden kurtarabilir miydi? Güçlü sevgi bağları, tarihin tozlu sayfalarına gömülmeye yüz tutan hayatlarını sürdürmeye olan inançları ve umutları, Lina'nın ailesini yeniden bir araya getirmeye yeter miydi? 
ABD'li yazar Ruta Sepetys'in, Litvanya'dan henüz küçük bir çocukken kaçan babasının hayat hikâyesinden ilham alarak kaleme aldığı ilk romanı Gri Gölgeler Arasında'yı okurken ürpereceksiniz. 
"Ruta Sepetys'in romanını okurken titizliğini ve özenini göz ardı edemeyeceksiniz. Acı dolu ve aynı zamanda muhteşem bir hikâye." - The Wall Street 
"Yazarın ilk romanı hafızalardan silinmeyecek kadar duygu yüklü ve sarsıcı." - The New York Times Book Review

Büyük bir ressam olma hayalleri kuran 15 yaşındaki Lina ve ailesi bir gece Sovyet gizli polisi NKVD tarafından evlerinden apar topar alınır ve insanlarla dolu bir trene koyularak insanlık dışı bir dramın ortasına sürüklenir.

Gri Gölgeler Arasında, İkinci Dünya Savaşı'nın en şiddetli döneminde geçiyor. Bir yandan Stalin, diğer yandan Hitler dünyayı parmağında oynatırken onları oyuncağı olmamak için çabalayan ama her fırsatta yenik düşen insanların mücadelesi anlatılıyor. Ruta Sepetys, Litvanya'dan kaçan babasının hikayesinden yola çıkarak kurguladığı bu kitapla Lina, annesi, erkek kardeşi ve onlarla birlikte Rusya'nın en soğuk, ıssız yerlerine sürülen insanların açlık, sefalet ve soğukla mücadelesini ve hayatta kalma çabalarını en acımasız gerçekliğiyle bize aktarıyor. Açlık o kadar gerçek ki adeta siz de onlarla birlikte acı çekiyorsunuz. Anlatım çok başarılı. Ondandır ki ödül üstüne ödül almış.

Savaşın Avrupa'daki yansımalarını anlatan Kitap Hırsızı ve Göremediğimiz Tüm Işıklar'dan sonra ilk kez savaşın Sovyet cephesindeki yönünü okumuş oldum. Savaş her yerde savaş. Acımasızlık iç yakıyor. Böyle kitaplar okuyunca günlerce kendime gelemiyorum. NEDEN? diye soruyorum kendi kendime. Neden yani? Gerçekten bu adamların zihninden ne gibi şeyler geçiyordu? Halkı, iyi bir amaçla yola çıktığına inandıran bu insanlar nasıl bu kadar acımasız birer caniye dönüştü? Yoksa onlar hep mi birer caniydi? Yani biz insanlar çok mu çabuk kanıyoruz acaba? İş işten geçmeden HAYIR diyebilmeyi ne zaman öğreneceğiz?

Sorular sorular... hayatı sorgulatan kitaplar iyi ki var, yoksa biz nelerden ders çıkaracaktık?




Bu arada kitabın film uyarlamasının da yolda olduğunu dip not olarak düşeyim. Ashes in the Snow ismiyle bu yıl içerisinde beyazperdede göreceğimiz filmin çekimlerinden ilk kareler yayınlandı bile:

imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com

Oyuncu kadrosu çok ilgi çekici isimlerden oluşmasa da Jonas'ı canlandıran Tom Sweet dikkatimi çekti. Daha önce bir diktatörün çocukluğunun anlatıldığı The Childhood of a Leader'da rol almıştı. Bir diktatörün çocukluğundan bir diktatörün kurbanına geçiş... Bayağı ironik olmuş bu rol.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder