4 Nisan 2017 Salı

Kitap Yorumu: History is All You Left Me | Adam Silvera

Orijinal Adı: History is All You Left Me
Yazarı: Adam Silvera
Türü: Genç Yetişkin, LGBT
Baskı Yılı: Şubat, 2017
Sayfa Sayısı: 320

İlk aşkı ve eski erkek arkadaşı Theo, boğularak bir kazada ölünce Griffin'in dünyası çöker. Theo Kaliforniaya'ya üniversite için taşınmış ve Jackson isimli bir çocukla çıkmaya başlamıştır. Theo'nun zamanı geldiğinde ona geri döneceğinden neredeyse emin olan Griffin'in hayal ettiği gelecek ellerinden uçup gitmiştir.

İşleri daha kötü yapan ise, acısını gerçekten anlayan tek kişinin Jackson olmasıdır. Birbirlerine açıldıkça Griffin'in dünyası karmakarışık bir hal alır. Yanlış tercihlerin kurbanı olan Griffin, obsesif kompülsifliğine yenilirken sakladığı sırlar onu yiyip bitirir. 

Griffin, geleceğini yeniden inşa etmek için mazisiyle, hayatının her bir kalp kırıcı parçasıyla yüzleşmek zorundadır.

*Bu yorum Best Book Forever blogu History is All You Left Me kitap turu için yazılmıştır.

“There’s nothing wrong with someone saving my life, I’ve realized, especially when I can’t trust myself to get the job done right. People need people. That’s that.” 

Adam Silvera'dan ilk olarak More Happy Than Not okumayı hayal ederiyordum ama ekip olarak bunu okumaya karar verdik. Konusu okuduğumda, bu kitabı okurken kesin kalbim parçalara ayrılacak diye düşünmüştüm. Hiç öyle olmadı. Evet Griffin'in Theo'yu kaybettikten sonraki acısı hissediliyordu ama nedense karakterin takıntıları nedeniyle bu bir süre sonra rahatsız edici olmaya başladı.

Griffin, Theo'ya olan aşkını, geçmişe yolculuk yapıp anılarını hatırlayarak ve günümüzde [hali hazırda ölü olan] Theo ile içsel konuşmalar yaparak anlatıyor. İlişkileri bitiği için Theo'yu suçluyor adeta. Sitem dolu cümleler, sevimli geçmiş hikayeleri ile harmanlanıyor. Geçmişteki Theo ve Griffin acayip keyifli. İki aşık genç. İki nerd karakter. Biri Star Wars hayranı diğeri Harry Potter. Sevilmeyecek neleri var? Yok. Ta ki geçmiş günümüze taşınana kadar...

“Every universe I’ve created lately, your face keeps popping up in it.”

Körü körüne aşk yaşayan, karşısındaki insana aşk yerine takıntıyla yaklaşan karakterler her zaman sinirimi bozmuştur. Griffin de tüm sempatikliğine, Harry Potter hayranlığına ve hatta Cedric Diggory sevgisine rağmen sinirimi bozmayı başardı. Bir kere karakter OKB hastası ve ciddi takıntıları var. Hayatındaki her büyük olayı takıntı haline getirmesini bir yere kadar anlayabiliyor insan ama aşk söz konusu olduğunda bu bana biraz aşırı geldi. Gerçekçi değildi demiyorum ama bana göre değildi.

Geçmişteki Theo ve Griffin'i ne kadar sevdiysem günümüzdeki Theo ve Griffin'den de bi o kadar nefret ettim.

Adam Silvera okumaya bu kitapla başlamak benim açımdan çok da iyi olmadı ama o çok genç, çok sevimli bir yazar. İyi bir kalem. Ondan daha nice kitaplar okuyacağımızdan eminim.

Yazarın EW ile yaptığı ve kitap hakkında konuştuğu röportajın çevirisine buradan ulaşabilirsiniz. 

Son olarak; yazarın Türkçe kitap hakları Pegasus Yayınları'nda.




Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder