15 Eylül 2017 Cuma

Kitap Yorumu: Dünyanın En Şanslı Kızı | Jessica Knoll

Orijinal Adı: Luckiest Girl Alive
Yazarı: Jessica Knoll
Çevirmeni: Murat Karlıdağ & Tuğçe Nida Sevin
Türü: Gizem
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Baskı Yılı: Nisan 2016
Sayfa Sayısı: 400

Ani FaNelli, prestijli Bradley Okulu'nda okurken yaşadığı şoke edici ve aşağılayıcı bir olay yüzünden hayatını yeniden inşa etmek zorunda kalmıştı. Şimdi ise cazip bir işi, pahalı giysileri; ve yakışıklı, asil bir nişanlısı vardı; elde etmek için çok uğraştığı mükemmel hayata ulaşmaya fazlasıyla yakındı. Fakat Ani'nin bir sırrı vardı. Geçmişinden gelen ve hâlâ onun peşini bırakmayan, gün yüzüne çıkıp her şeyi berbat etmesi an meselesi olan, özel ve acı dolu bir sır... Olağandışı anlatımı ve tahmin bile edemeyeceğiniz şaşırtıcı olaylarla dolu olan Dünyanın En Şanslı Kızı, "her şeye sahip olmaya" çalışan birçok kadının yaşadığı dayanılmaz baskıyı gözler önüne sererken, okuru sivri dili ve acımasız hırsı ile korkunç bir gerçeği gizli tutmaya çalışan, düşündüğünüzden çok daha yüce gönüllü bir kahramanla tanıştırıyor.

Ancak soru şu ki; Ani'nin sessizliğini bozması, uğruna savaştığı her şeyi kaybetmesine mi neden olacak, yoksa özgürlüğünü kazanmasını mı sağlayacak?

Maalesef bu kitabı %60'larda bıraktım. Çünkü karakterin saçma tavırlarına katlanamadım daha fazla.

Kitapta bir tecavüz konusu işleniyor. Karakterin lise yıllarında yaşadığı bir olayı falshbacklerle okuyoruz. Gittiği bir partide tecavüze uğruyor fakat bunu o günlerde normal bir şey gibi karşılıyor. Alkollüyken yaşadığı olayın bir zorlama olmadığına kendince inanıyor. Aptallık daha burada başlıyor zaten. İnsan nasıl bu kadar sinik olabilir diye çıldırmaya başladığımız anlar bununla sınırlı kalmıyor. Karakterimiz günümüzde dünyaca ünlü bir derginin yazarı, nişanlı ve dışarıdan bakıldığında mutlu bir hayatı var. Oysa içinde, koskoca kadın olmasına rağmen, hala ne olmak istediğine, nasıl yaşamak istediğine karar verememiş bir karakter var karşımızda. Nişanlısını bıçaklamayı düşünüyor (şaka mı değil mi anlamakta zorlandım), herkese üstten bakıyor, insanları nerede yedikleri, ne marka giydikleri yönünde değerlendiriyor... ve daha neler neler.

Yer yer doğru noktalara parmak bastığını düşünsem de genel olarak karakteri çok sığ buldum. Yazarın da konuyu çok kötü bir kurguyla ele alıp berbat bir şekilde yazdığını düşünüyorum. Bilemiyorum seveni vardır belki bu kitabın ama inanın neden yılın çıkış kitabı olduğunu hala anlamadım. Sonuna kadar okuyup nedenini çözmek de istemedim açıkçası. Çektiğim baş ağrısı bana yetti.



Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder