14 Kasım 2017 Salı

Kitap Yorumu: Turtles All the Way Down | John Green

Orijinal Adı: Turtles All the Way Down
Yazarı: John Green
Türü: Genç Yetişkin

Baskı Yılı: Ekim 2017
Sayfa Sayısı: 292

On altı yaşındaki Aza, içindeki gittikçe daralan düşünceler sarmalıyla yaşarken iyi bir evlat, iyi bir arkadaş, iyi bir öğrenci ve hatta iyi bir dedektif olmak için çabalayan bir kız.

En yakın ve korkusuz arkadaşı Daisy'nin ısrarıyla, yerini saptayana yüz bin doların verileceği kayıp milyarder Russell Pickett'i bulmaya karar verir. İkili soruşturmaya yakın çevreden ve onları adamın arazisinden, dolayısıyla da Pickett'in oğlu Davis'den ayıran bölgeden başlar. 

Turtles All the Way Down hayat boyu sürecek bir arkadaşlık, beklenmedik bir kavuşmanın yarattığı duygular ve Star Wars hayran hikayeleri ile sizi kendine bağlayacak.


Beklenen John Green dönüşü bu değildi. Aynı Yıldızın Altında'dan bu yana yeni kitap çıkarmayan John Green uzun bekleyişin ardından karşımıza Turtles All the Way Down ile çıktı ve üzülerek söylüyorum ki beklentilerin biraz altında kaldı.

"What I love about science is that as you learn, you don't really get answers. You just get better questions."

John Green bu kez kendisinin de muzdarip olduğu anksiyete ve OKB hastalığı ile mücadele eden bir genç karakterle karşımızda. Küçük yaşlarda ani bir ölüm sonrası babasını kaybeden Aza içine kapanık ve sorunlarıyla mücadele eden bir kız. Yakın arkadaşı Daisy, Aza'nın tam tersi bir karakter fakat kızın hayata tutunmak için en büyük bağı. Psikolojik rahatsızlıklar, yazarken altından kalkması zor ama sık karşılaşılan bir konu. Son dönemde OKB'si ya da anksiyete sorunu olmayan kitap karakteri neredeyse yok gibi bir şey. Evet günümüzün en sık rastlanan psikolojik rahatsızlıkları bunlar olabilir ama edebiyat dünyasında bir aşamadan sonra kabak tadı vermeye başladı. Sırf bu nedenle okurken yer yer sıkıldığımı hissettim.

Aza çok konuşmayan, kendini okuldaki herkesten, evdeki her şeyden doyutlayan bir kız. Kasabanın ünlü zenginlerinden Russell Pickett ortadan kaybolduğunda en yakın arkadaşı Daisy'nin zorlamasıyla adamı bulmak için kolları sıvıyor. Çünkü ucunda ikisinin de üniversite parasını çıkarak meblağda bir ödül vardır. Fakat işin içine Aza'nın çocukluk arkadaşı Russell Pickett'in oğlu Davis girince kalkıştıkları macera sekteye uğruyor.

"Actually, the problem is that I can't lose my mind. It's inescapable."

Davis annesini küçük yaşlarda kaybetmiş, küçük kardeşine abilikten çok babalık yapmış biri. Babaları zengin olmasına karşın sorumsuz bir adam. Hakkında yakalama emri çıkarıldığında ortadan kaybolan Russell intihar mı etti yoksa kaçtı mı bilinmiyor. Dört bir koldan aransa da henüz bulunamayan adamın yokluğu aileyi allak bullak etmiş durumda.

Tanıtımlardan aldığım izlenimle ben bu kitabın bir polisiye kıvamında olmasını bekliyordum çünkü bakınız karakterin soyadı (Holmes) bile Sherlock vibeları gönderiyor. John'un yine genç-yetişkin temasında ama farklı bir türde yazmış olma ihtimali beni heyecanlandırmıştı fakat şu anda aradığımı bulamamış olmanın hayalkırıklığı var biraz üzerimde. Ortalama bir aile dramı diyebileceğimiz kıvamdaki Turtles All the Way Down'ı sevdiğimi söyleyebilirim. Beni etkileyen birçok cümleyle karşılaştım fakat kitaba bayıldım diyemiyorum.





Beni INSTAGRAMTWITTERFACEBOOK ve GOODREADS'te bulabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder